You are currently viewing Provoke – Protesto ile Performans Arasında

Provoke – Protesto ile Performans Arasında

Misafir Yazar: Ege Ilıcak

Aralık Mag. için yazdığım bu ilk yazımda bugün siz sevgili okuyuculara, 1968-69 Yılları arasında çok kısa soluklu bir şekilde yaşayıp hala günümüzde önemini kaybetmemiş olan bir yayın serisinden bahsedeceğim. Konuya detaylı bir şekilde girmeden önce, sizleri birazcık 20. yüzyılın ilk yarısına götürmek istiyorum.

Japon fotoğrafçılığı, yıllar içinde ortaya çıkan birçok farklı akım ve stil ile uzun ve büyüleyici bir tarihe sahip. Japon fotoğrafçılar, medyumun ilk günlerinden itibaren yeniliğin ve deneyselliğin ön saflarında yer aldılar ve çalışmaları fotoğraf dünyası üzerinde derin bir etkiye sahip oldu. 20. yüzyılın başlarında Japonya’da “Geijutsushashin” (Görselcilik), “Shinkōshashin” (Yeni Fotoğrafçılık), “Hōdōshashin” (Foto Muhabirliği) gibi bir dizi farklı fotoğraf akımı ve tarzı ortaya çıktı. Bu akımlar, gündelik yaşama ve çağdaş kültürün belgelenmesine odaklanmalarıyla karakterize edildiler ve Japon fotoğrafçılığı için yeni bir yön belirlenmesine yardımcı oldular.

İkinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisinin ardından Japonya hem geçmişi unutmak hem de onu aşmak için harekete geçti. Amerikalı galiplerle beklenmedik bir şekilde kucaklaşan ülke, kendisini hızla tarihi bir imparatorluktan rekabetçi bir ekonomiye sahip demokratik bir ulusa dönüştürdü. Ülke savaşın hemen sonrasında aşırı yoksulluk yaşamış olsa da kısa süre içinde sadece Batılı işgalcilerinin varlığını kabul etmekle kalmadı, aynı zamanda kapitalizm ve demokrasi gibi Amerikan etkilerini ve hatta caz gibi popüler kültür unsurlarını da geniş ölçüde benimsedi.

1960’lara gelindiğinde Japonya pek çok popüler tartışmanın pençesindeydi: Okinawa Adası’nda Amerikan askeri üslerinin kurulması, öğrenciler için üniversite harçlarının artırılması ve Tokyo’da birçok konutun kamulaştırılmasına yol açacak ikinci bir havaalanı açma planı. Japon halkı sokaklara dökülmüş ve polisle karşılaşmalar artmıştı. Fotoğraf, hızla değişen bu ortamı kaydetmek için ideal bir araçtı ve araç önemli bir avangart gelişme yaşadı: Küçük basın fotoğraf dergisi Provoke bu dönemde doğdu.

Provoke ilk olarak Kasım 1968’de “dojin-shi” veya “self-published”, yani derginin yayınevi tarafından değil, sanatçıların kendi imkanları ile yayınlandı. Başlangıçta sanat eleştirmeni Koji Taki (1928-2011) ve fotoğrafçı Takuma Nakahira (1938-2015) tarafından tasarlanan derginin üyeleri arasında şair Takahiko Okada (1939-1997) ve fotoğrafçı Yutaka Takanashi de vardı. Derginin alt başlığı “Düşünce için Kışkırtıcı Malzemeler” (Provocative Materials for Thought) idi ve her sayı fotoğraf, deneme ve şiirlerden oluşuyordu. Efsane fotoğrafçı Daido Moriyama ikinci yayından itibaren gruba dahil oldu. İlk iki sayı Summer 1968 ve Eros konularına adanırken, son sayı olan Provoke 3’ün odaklandığı bir tema olmadı.

Eros, Provoke 2, 1969 - © Daido Moriyama

Kolektif, yerleşik fotoğrafik geleneklere karşı yeni bir eleştirel pratik oluşturmayı amaçlayan ortak bir felsefeyi benimsedi. Provoke manifestosu, görsel imgelerin bir fikri kelimeler gibi tam olarak temsil edemeyeceğini, ancak fotoğrafların dili ve fikirleri kışkırtarak yeni bir dil ve yeni anlamlar yaratabileceğini; fotoğrafçının kelimelerle ifade edilemeyeni yakalayabileceğini, fotoğrafları başkalarının okuması için belgeler olarak sunabileceğini, dolayısıyla Provoke’un yukarıda da bahsettiğim “düşünce için kışkırtıcı malzemeler” alt başlığını taşıdığını ilan ediyordu.

Foto muhabirliğinin anlatı ve betimleme özelliklerine tepki gösteren Provoke sanatçıları aşırı bir tarzı benimsediler: Odaktan uzak, grenli, yüksek kontrastlı ve siyah beyaz fotoğraf kullanımı. Bu tarz, “pürüzlü, bulanık, odak dışı” anlamına gelen “are, bure, boke” olarak tanındı.

Bu etkileyici tarzı benimseyen Provoke ekibi, fotoğrafın ve dilin dokusunu eleştirel bir gözle inceledi. Özellikle Daido Moriyama ve Yutaka Takanashi, kendi fotoğrafçılıkları ve bir bütün olarak medyumun felsefesi üzerine zorlayıcı ve kışkırtıcı imgeler sağladı. Bu görüntüler, modern yaşamın kaotik ve belirsiz doğasını yansıtmanın yanı sıra zamanın enerjisini ve yoğunluğunu yakalamak için ticari bir tarzdan daha kişisel bir tarza geçerek Japon estetiğinde bir paradigma değişimini başlatmada etkili oldu.

© Takuma Nakahira
Funabashi City: Health Center, 1965, from the series Tokyo-jin (Tokyoites) - © Yutaka Takanashi

1969 Yılında üçüncü sayı yayınladıktan sonra grup, son yayınları olan ve üç sayının genel bir baskısı olan “First, Abandon the World of Pseudo-Certainty” ile dağıldı. Grubun dağılmasının ardından Provoke fotoğrafçıları kendi alanlarında fotoğraf çekmeye devam edip bugün hala fotoğraf sanatında çok değerli yerlere sahip olan fotoğraf kitapları yayınladılar. Özellikle, 1970 yılında yayınlanan “For a Language to Come” (Takuma Nakahira) ve 1972 yılında yayınlanan “The Hunter” (Daido Moriyama) kitapları her fotoğraf seven sanatçı tarafından kesinlikle incelenmelidir.

Nispeten kısa ömrüne rağmen Provoke grubunun Japon fotoğrafçılığı üzerinde kalıcı bir etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bugün de gördüğümüz üzere Provoke dönemini takip eden on yıllar boyunca Japon fotoğrafçılığı gelişmeye ve değişmeye devam ediyor. Günümüzde Japon fotoğrafçılar, fotoğraf sanatına getirdikleri farklı ve yenilikçi yaklaşımları ile tanınıyor ve Provoke döneminin esin kaynaklarından beslenen çalışmaları dünya çapında hayranlık uyandırmaya ve takdir görmeye devam ediyor.

© Takuma Nakahira
© Daido Moriyama
© Koji Taki

Kaynaklar:

1. Provoke: A Visual Language of Protest – A paper submitted to Prof. Midori Yamamura, Fordham University, Lincoln Center

2. ‘Provoke’ Magazine, Shaking up the Conventions of Photography – Clémence Leleu 3. Provoke magazine presents rare and haunting photographs of 1960s Japan – Jyni Ong

Ege Ilıcak

1988 Ankara doğumlu olan Ege Ilıcak, Bilkent Üniversitesi CTIS (Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri) mezunudur ve kendisi 2010 yılından beri Heidelberg, Almanya’da yaşamaktadır. 2012 yılından beri dünyanın farklı şehirlerini ziyaret edip, sokaklarını ve insanlarını fotoğraflamaktadır. 2021 yılında Paris’te Magnum Photos’da Yael Martinez’den Master Class dersleri alan Ege’nin çalışmaları İngiltere ve Almanya’daki uluslararası fotoğraf dergilerinde yer almıştır. Fotoğrafları St. Petersburg (Rusya), Heidelberg, Stuttgart ve Leonberg’de (Almanya) sergilenmiştir. 2022 yılının Aralık ayında, Leica Gallery Frankfurt fotoğraf yarışmasında birincilik ödülü kazanmıştır. Portfolyosuna egeilicak.com adresinden ve Instagram’da local.frames kullanıcı isminden ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın