You are currently viewing Burada İşler Karışık

Burada İşler Karışık

Son yıllardaki gelişmelerle birlikte sanatın neredeyse bütün kurallarının değiştiği ve disiplinlerin birbirleriyle yoğun bir şekilde işbirliği halinde olduğu görülmektedir. Sanatçılar tekil malzeme odaklı kısır döngüden sıyrılmış; yaratıcı, özgün, multidisipliner işlerle yeni açılımlar yapmışlardır. Keskin sınırlar zayıflamış, kurallarla örülü çerçeveler ortadan kalkmıştır. Bu disiplinler arası işler bütünleşik ve çoğulcu yapıları meydana getirmiş, sanat eserlerine çok boyutlu ve daha derin anlamlar kazandırmıştır.

Ali Akay, “Güncel sanat, çeşitli malzemeleri ayrım yapmaksızın kullanan deneyselliği sürdüren bir sanattır.” der. Plastik sanatlar kendine özgü üretim tekniği, iki ve üç boyutlu kullanım olanakları, yaşamla işbirlikçi yapıları ile hibrit sanat çalışmaları için en çekici malzemeler olarak ön plana çıkmaktadır.

Ankara, Galeri Siyah Beyaz’da sergilenen ‘’Burada İşler Karışık’’ isimli sergide, Ahmet Elhan’ın çektiği siyah beyaz fotoğraflar üzerine Argun Okumuşoğlu’nun geliştirdiği müdahaleler izleyici karşısına çıkıyor. İki sanatçının farklı mekanları, farklı teknikleri, farklı malzemeleri ve farklı zamanları bir araya getiren bu çok katmanlı eserlerinde bir sanatçının diğerine fotoğrafları ile ‘meydan okumasını’ ve verilen cevabı izliyoruz.

Okumuşoğlu, bazı fotoğraflardaki elemanları farklı malzemeler ile yeniden üretiyor ve onları tekrar tekrar kullanıyor. Bazılarında ise kompozisyona sadık kalıp, malzemeyi fotoğrafın bir parçası gibi gösterirken; bazılarında tamamen yeni, renkli, kimi yerde küçük parçalı ama yoğun, kimi yerde tabaka halinde kalan bir malzeme ile kompozisyonu yeni ve farklı bir boyuta taşıyor.

Elhan’ın fotoğrafları, Okumuşoğlu’nun malzemeleri ile değişiyor, saklanıyor, ön plana çıkıyor, yer değiştiriyor ve tüm malzemelerin arasından yeni bağlamlar kurarak tekrar tekrar okunuyor. Siyah beyaz fotoğraflar üzerine gri tonlarında malzemelerden yapılan müdahaleler izleyiciyi belirsizliğe sokan bir tür algı oyunları yoluyla iki boyutlu yüzeylerin üçüncü boyutta yeniden sorgulanmasına neden oluyor.

Serginin Basın Bülteni:

‘’Galeri Siyah Beyaz, Argun Okumuşoğlu ve Ahmet Elhan’ın 13 Ocak 2023 tarihlerinde başlayan “Burada İşler Karışık” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. 2014 yılında ilk kez İstanbul’da 44A Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşan “Burada İşler Karışık” sergisi, Ahmet Elhan fotoğrafları üzerine Argun Okumuşoğlu’nun yaptığı müdahalelerle, birbirinden bağımsız malzemeler, form arayışları ve hikâyelerle beslenen işlerden oluşuyor.

Ahmet Elhan’ın davranış biçimi üzerine Argun Okumuşoğlu’nun geliştirdiği tepki, bir anlamda diyaloğu sürdürülemeyen bir soru-cevap. Elhan’ın insan gözü hizasında gördüğü ve kameranın açısını değiştirmeksizin gösterdiği görüntü, o anın gerçekliğine ilişkin mesafeli ve nötr bir algı sunuyor. Okumuşoğlu’nun, seçtiği formları öne çıkardığı ya da var olan görüntünün üstüne yığma yaptığı müdahaleleri ise son derece öznel ve keyfi. Elhan’ın kompozisyonlarına sadık kalmaya gayret etse de fotoğraftaki elemanların başka malzemeyle yeniden üretilmesi, kapanması ya da yer değiştirmesi, kaçınılmaz bir yeni boyut kuruyor. Okumuşoğlu’nun, zemindeki referans noktasına bazı işlerde müthiş koruyucu ve temkinli yaklaştığını, bazılarında bu temkinin yerini fotoğrafın ruhundan ilham alınan bir heyecanın aldığını söylemek mümkün.

Büyükbabadan kalma bir kompasın terk edilmiş sahadaki bir kaleyi ölçtüğü, votka şişesinin üstündeki gümüş balıkların palmiyelerin altında yüzdüğü, renkli tellerin ağaç dallarını gürleştirdiği, hayâli kahramanların ormana saklandığı, tel ağlara takılan zokalar ve dışbükey bir camla merkez algısını yanıltan, son derece karışık ama derinlik katmanlarını çoğaltarak algıyı zenginleştiren bir oyun kuruluyor. Sergi, görsel sanatların temel problematiklerinden biri olan espas ve müzikteki çoksesliliği odağına alan, bir kısmı çok sessiz, renksiz ve yalın, bir kısmı çok gürültülü, kalabalık ve yoğun işlerden oluşuyor.’’

Sanatçılar Hakkında:

Argun OKUMUŞOĞLU

Argun Okumuşoğlu, 1982’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (MSGSÜ) Resim Bölümü’nden mezun oldu. Özdemir Altan’ın öğrencisi olan Okumuşoğlu, Uluslararası İstanbul Bienali dahil yurtiçi ve yurtdışında bir çok karma sergi ve etkinliğe katıldı, bunun yanı sıra kişisel sergiler açtı. Sanatçı çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.

Okumuşoglu için Kübalı sanat eleştirmeni ve küratör Profesör Antonio Fernandez Seoane; “Işığın, renklerin, çizgilerin, yüzeylerin, karakter ve dramatik atmosferlerin şairi” diyerek eserlerine “geçen yüzyılın sanat tarihinde önemli rolleri olan çağdaş sanatçılara referanslarla dolu, yeni, erotik ve coşkun ekspresyonizm içeriyor” demektedir.

Yalnız Kalpler” serisinde kolajın çerçevelediği tablolar üretti. Bu seride dünya bilardo şampiyonu Semih Saygıner’e Van Gogh’un ‘Gece Kahvehanesi’nde bilardo oynatarak, Müzeyyen Senar ile Bob Dylan’ı birlikte sahneye çıkartarak, Rembrandt ile Cruyff’u Hollanda milli takımında forma giydirip sahaya çıkartarak; hem olanaksız olanı kişisel isteği ve nedenleri için olanaklı kılarken, hem de saygı duyduğu müzikten futbola, edebiyattan resme ve sinemadan heykelciliğe hem klasik hem çağdaş ikon haline gelmiş ustalara selam göndermektedir.

Argun Okumuşoğlu & Ahmet Elhan

Ahmet ELHAN

Ahmet Elhan, 1959 İzmir doğumlu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Grafik Tasarım, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Sinema-TV eğitimi aldı.

Fotografik görüntü üzerine çalışan Elhan, İstanbul’da yaşıyor. Ahmet Elhan, fotoğrafik görüntüyü sorgulayarak iş üretiyor. Görüntüyü, bakışı, bu görüntünün üretim yöntemlerini ve süreçlerini, sergileme biçimlerini araştırıyor, kurguluyor, deneyimliyor, aynı zamanda bunları çakıştırıyor, eşleştiriyor, çözüyor ve yeniden kurguluyor. Çekilen, kurgulanan gerçeklik(ler), anlatı(lar) hesaplı bir şekilde geri plana çekiliyor. Önemini yitiriyor. İzleyen ile işin arasında çok ince, titizlikle kurgulanmış bir gerilim oluşuyor: İşlerin ustalıkla kadrajlanmış olması, görüntülerin nefes kesen güzelliği, işin görünür kıldığı katmanlar ile Elhan’ın sorguladıkları ve direndikleri arasındaki gerilim. Bu gerilim, izleyeni fotoğrafik görüntüye dair farklı bir sorgulama alanına itiyor.

Sınırları fotoğrafik görüntüye dair keskin çizgilerle belirlenmiş, net bir alanda çalışıyor sanatçı. Bu alanın içinde, bu alanın dili ve uygulama biçimleriyle, bu alanı eleştiriyor. Dışarıdan içeriye bakmıyor, içerideki malzemeyle sorgularını işliyor. Fotoğraf makinasını, ideolojisi belli bir aygıt olarak, bu sorgulamanın hem aracı hem de nesnesi olarak ele alıyor. Üretim sürecinde kullandığı her bir malzeme işin bir parçası haline geliyor. Sanat pratiğini “kod kırıcı” olarak tanımlayan Elhan, fotografik görüntünün yarattığı alan içindeki bilgiyi, algıları, sanıları ve sorunları, bu alanın dilini kullanarak, yine bu alanın içinde bir direnç eylemi oluşturarak sorguluyor.

Galeri Siyah Beyaz:

Ankara’da 4 Şubat 1984 tarihinde yaşam bulan bir galeridir Siyah Beyaz. Siyah Beyaz’ın kuruluş düşüncesi 1980’lerde Paris’te tasarlanır. Faruk Sade, mimarlık öğrenimine yeni boyutlar katmak için gittiği Paris’te sanat ortamının içinde soluk almaya başlar. Mübin Orhon, Mehmet Nazım, Sinan Bıçakçıoğlu ve Komet’le aynı apartmanı paylaşmak, aynı sanat etkinliklerinde birlikte var olmak, Selim Turan, Hakkı Anlı, Mehmet İleri, Utku Varlık’la, resimlerin yapımına, sergi salonlarına taşınmasına, sergilenmelerine ortak olmak, sanat tartışmalarında sabahlamak anlamını taşır.

Galeri Siyah Beyaz, 1984 yılında kurulduğunda sanat ortamında tavrını nitelikten yana koyan bir galeri olarak dikkat çekmişti. Galerinin başlangıçtaki bu küçük mekanı giderek deneysel işler yapan ve alışılmış kalıpların dışında çalışan sanatçılar için çekici bir güç olmaya başladı. Ne var ki Siyah Beyaz öncelikle genç sanatçıları yenilikçi-deneysel eğilimlerine kucak açmasıyla da öteki galerilerden belli bir ölçüde ayrılmaktaydı. Türkiye’de pek çok galerinin yıllanmış, pazarını bulmuş ve kurumsallaşmış sanatçıların peşine takıldığı göz önünde bulundurulursa, Siyah Beyaz’ın özellikle Ankara’da bu yöndeki ısrarlı tutumu ‘zoru başarmak’ olarak nitelendirebilir.

Her galerinin bir çizgisi olması gerektiğine inanarak çağdaş sanat konusunda çalışmaya başlayan Siyah Beyaz, geçen 39 yıl boyunca 550’e yakın sergi gerçekleştirdi. Genç sanatçılara her zaman destek oldu . Berlin, Kopenhag, New York, Cannes, Paris, Aalborg ve Stockholm’de sergiler düzenledi, fuarlara katıldı.

Kaynakça:

Bir cevap yazın